Geçen hafta geçen senenin Euroleague şampiyonu Barcelona karşısında alınan galibiyetten dolayı 16500 kişilik Sinan Erdem Spor Salonu hınca hınç doldurulmuştu. Bizim bulunduğumuz tribünün karşısında Genç Fenerbahçeliler yerini almıştı. Maçın başından sonuna kadar hiç susmadılar. Zaten pek maçla da alakaları yoktu, zaten oyuncuların kimisinin isimlerini bile bilmediklerini söyleyebiliriz. Maçtan önce bazı oyuncuları tribüne çağırıyorlardı, Ukiç'i çağırdılar, adamın geldiğini bile farketmediler, adam da kendi kendine tribünü alkışlayıp döndü sahaya. Her ne kadar futbol seyircisi olsalar da renk kattılar maça, onlar bağırmasa kimsenin de bağıracağı yoktu zaten.
Maça gelelim. İlk periyodda başa baş bir oyun vardı, iki takım da sert savunma yaptı. Bu periyodda Ukic ile etkili olduk. İlk dakikalardaki çekişmenin ardından kontrolü elimize aldık ve ilk periyodu 19-15 önde tamamladık.
İkinci periyodda ikinci beşle oynadık diyebiliriz. İlk 5'te başlayan oyuncuların tamamı değişmişti. Oldukça fazla basit hata yapmamıza ve serbest atışlardaki başarısızlığımıza rağmen ribauntlardaki büyük üstünlüğümüz, savunmadaki sertliğimiz ve Siena'nın düşük yüzdeli atışlarının da etkisiyle ilk yarıyı 40-34 önde kapattık. Bu periyodda Mirsad ve Oğuz ile etkili olduk.
Üçüncü periyodu 1-2 dakikasını dışarda muhabbet ederken maçın başladığını farketmediğimiz için kaçırdık. Neyse üçüncü periyodda da oyun disiplininden kopmadan takım oyunumuz sürdü, ilk yarıda hücumda tutuk görünen Ömer'in etkili oyunu ile periyodun sonunda farkı 10 sayıya kadar çıkardık.
Son periyodda fark bir ara neredeyse 20 sayıyı buldu. Son saniyeler fark 15 sayı iken Mirsad'ın üçlüğünü engelleyen pota arkası hareketli kamerasının etkili savunmasının ardından :), rakip 2 sayı daha buldu ve Fenerbahçe 13 sayı farkla Siena'yı mağlup etti. İyi ki maç o sırada berabere falan değildi :).
Fenerbahçe'de Kaya Peker haricinde oynayan tüm oyuncular skor üretti. Şu an baktım, Mirsad 13 sayı, iki oyuncu 11 sayı, 3 oyuncu 9 sayı, bir oyuncu 8, bir oyuncu da 7 sayı atmış. Bir iki oyuncunun skorer oyununa bağlı değil takımın tamamının katkısıyla skor üretiliyor. Takım bir periyodu tamamen farklı bir beşle oynayabiliyor. Kenar katkısı üst seviyede. Takımın bu sezon geleceği parlak diyebiliriz.
Bu arada Euroleague'in tek 4'te 4 yapan olduk bu hafta itibariyle. Engin Atsür'ün durumu nedir tam olarak bilemiyorum ancak o da döndüğü takdirde, f4 hedefine bu sezon ulaşabileceğimizi düşünüyorum.